Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dijital Detoks: Telefonu Sadeleştir, Zihni Rahatlat

​ Hani bazen eline telefonu alırsın, ekranı sağa sola kaydırıp durursun ama aslında ne aradığını bile bilmezsin ya... İşte o an, dijital olarak tıka basa dolu olduğunun bir kanıtıdır. Telefonumuzda kullanmadığımız, unuttuğumuz o kadar çok uygulama var ki, hepsi arka planda çalışıp hem şarjımızı hem de dikkatimizi çalıyor. Peki, bu fazlalıklardan kurtulmanın vakti gelmedi mi? Aslinda mesele sadece telefonda yer açmak değil, zihindeki o lüzumsuz gürültüyü de susturmak. Kullanmadığın uygulamaları sildiğinde, o ekranda gördüğün her  bir anlamı olduğunu fark ediyorsun. Bu da insana müthiş bir hafiflik veriyor. İşte sana telefonu sadeleştirmek ve zihnini rahatlatmak için birkaç öneri: ilk olarak, ana sayfanı sadece en çok kullandığın ve gerçekten faydalı uygulamalarla sınırlandır. Simgeleri dağınıklıktan kurtar. ikincisi, bildirimleri gerçekten önemli olan uygulamalarla sınırla. Sürekli gelen uyarılar dikkatini dağıtır ve seni telefona bağlar. Üçüncüsü, sık kullandığın uygulama...

Kendini aramak

" Bazen hayatın koşturmacası içinde, "Ben şu an ne yapıyorum, gerçekten kimim?" diye kendine sorduğun o anlar olur ya... İşte Sumire de tam olarak o anları yaşayan biri. Haruki Murakami’nin Sputnik Sevgilim romanındaki Sumire, aslında hepimizin içindeki o hiç durmadan arayan ruhun bir yansıması gibi. Sumire için yazmak, sadece bir kalem oynatmak değil; tam anlamıyla bir varoluş biçimi. Gerçek dünyanın katı kuralları, bitmek bilmeyen sorumluluklar ve o yorucu sosyal ilişkiler ona biraz dar geliyor. Bu yüzden o, kelimelerin dünyasına sığınmayı seçiyor. Birçoğumuzun hayatın karmaşasından yorulup sessiz bir köşeye çekilmek, müzik dinlemek ya da sadece hayallere dalmak istemesi gibi, Sumire de "kaybolmayı" bir kaçış değil, bir keşif alanı olarak kullanıyor. Peki, neden bu kadar çok arıyor? Aslında gerçeklikten uzaklaştıkça, kendi içindeki o en hakiki, en saf haline daha da yakınlaşıyor. Yani kelimeler onun için hem bir pusula hem de bir ayna. Ama işin içine o me...

Tarihin ve Doğanın Kucağında Bir Mola: Sinop

​ Karadeniz’in en kuzey ucunda, denizin ve tarihin iç içe geçtiği huzurlu bir köşe: Sinop. Doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve damak çatlatan lezzetleriyle Sinop, unutulmaz bir tatil deneyimi vadediyor. Eğer rotanızı bu güzel şehre çevirdiyseniz, işte keşfetmeniz gereken yerler ve mutlaka denemeniz gereken lezzetler. Sinop'ta Mutlaka Gezilmesi Gereken Yerler   Sinop Tarihi Cezaevi: Şehrin en ikonik noktası olan bu tarihi yapı, artık bir müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.   Hamsilos Tabiat Parkı: Türkiye'nin tek fiyordu olarak bilinen Hamsilos, yeşilin ve mavinin buluştuğu eşsiz bir doğa harikası.   Akliman: Sakinliği arayanlar için muhteşem bir durak; piknik yapmak ve deniz havası almak için ideal.   Sinop Kalesi ve Surları: Şehrin panoramik manzarasını izleyebileceğiniz, tarih kokan yürüyüş rotası. Sinop Mutfağının İmza Lezzetleri Sinop Mantısı Cevizli ve sarımsaklı yoğurtlu sosuyla meşhur, şehrin en sevilen yemeği  Nokul İçerisinde üzüm, ceviz v...

Öğrendikçe büyüyoruz: çocuk gelişim temel bilgiler *2

​ Fiziksel Gelişim: Temel Kavramlar ve Terimler   Fiziksel Büyüme:  Bütün vücudun ve parçaların büyümesidir. Hücre sayısının artışı; uzunlamasına, genişlemesine ve derinlemesine büyüme ile gerçekleşir.   Süreç:  Fiziksel büyüme anne karnında başlar. Erkeklerde 22-23, kadınlarda 21-22 yaşlarında sona erer ve toplamda dört kat gelişim olur. Fiziksel Gelişimi Etkileyen Etmenler   Doğum Öncesi:  Annenin yaşı, beslenmesi, çoklu gebelik geçirmesi, kullandığı ilaçlar, kötü alışkanlıklar, radyasyon, hastalıklar, duygusal faktörler, çevre kirliliği vb. yer alır.   Doğum Sırası:  Sorunlar yaşanması; beyin hasarı, oksijen yetersizliği, beyin felci, epilepsi veya zihinsel geriliğe yol açabilir.   Doğum Sonrası:  Cinsiyet, beslenme, hastalık, kaza, çevre kirliliği, anne-çocuk ilişkileri, tutum ve davranışlar, akran grupları, toplum değerleri vb.   Sosyo-Ekonomik Etkenler:  İklim ve mevsimler, psikolojik etmenler, yorgunluk yer alır. Fizikse...

Öğrendikçe büyüyoruz: çocuk gelişim temel bilgiler *1

​ Gelişim Dönemleri ve Gelişimi Etkileyen Etmenler Gelişim Dönemleri   İlk Çocukluk Dönemi:  Bebeklik döneminin sona ermesiyle birlikte başlayan 2-6 yaş aralığını kapsar. Okul öncesi dönemdeki temel becerilerin kazanıldığı ve çocuğun benmerkezci yapıda olduğu bir dönemdir.   Orta Çocukluk Dönemi:  6-12 yaş arasını kapsar ve "okul yılları" olarak adlandırılır. Bu dönemde fiziksel, motor, bilimsel ve sosyal beceriler artar; çocuk bağımsızlaşmaya başlar.   Ergenlik ve Son Çocukluk Dönemi:  Gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Ergenlik, fiziksel gelişimin yanı sıra bazı uyum sorunlarını da beraberinde getirebilir. Gelişimi Etkileyen Etmenler Gelişim, çok yönlü ve karmaşık bir süreçtir. Bu süreci etkileyen unsurlar şunlardır:   Biyolojik Etmenler:  Kalıtım ve hormonlar.   Çevre Etmenleri:  Doğum öncesi, doğum hali ve doğum sonrası olmak üzere üçe ayrılır.   Etkileşim:  Kalıtım ve çevre etkileşimi. Araştırmaların Ortaya Koyduğu Sonuç:...

Öğrendikçe Büyüyoruz:

​ Çocuklar ve Çatışmalar Üzerine Yeni Bir Yolculuk Merhaba dostlarım, bugün sizlerle "Kelimelerle Dostluk" köşemde biraz daha özel bir süreçten bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda çocuk gelişimi, özellikle de çatışma anlarını "oyun ve masalla" nasıl yönetebileceğimiz üzerine yeni eğitimler almaya, videolar izlemeye başladım. Öğrendikçe fark ettim ki; bizler genellikle çocukların çatışmalarını "durdurulması gereken bir gürültü" olarak görüyoruz. Oysa onlar, o an kendi dünyalarını kuruyorlar! Sizinle Birlikte Büyüyorum Bu süreçte öğrendiğim her teknik, her masal kurgusu ve her pratik çözüm, bundan sonra bloğumun bir parçası olacak. Eksiklerim olabilir, hatalar yapabilirim ama bildiğim bir şey var; öğrendikçe paylaşmak en güzel dostluktur. Şimdi sizden ricam; evde çocuklarla çatışma yaşadığınız anlarda en çok neye ihtiyaç duyuyorsunuz? Hangi konuda bir masal kurgusu veya oyun senaryosu istersiniz? Yorumlarda buluşalım, birlikte "çözüm masalları" üre...

Küçük şeylerle mutlu olmak ; Yağmur, kahve ve kitap üçlüsü

​yağmurlu ve sakin bir günden merhaba🌧️ Bazı günler büyük planlara, kalabalık mekanlara ya da bitmek bilmeyen aktif aktivitelere ihtiyaç duymayız. Aksine ruhumuz sağ sakinlik ve huzur arar. Büyük benim için tam olarak böyle bir gün.  Sadece yağmur sesini dinlemek… Böyle günlerde yapılacak en güzel şey, zamanı oldukça yavaşlatmak. Acele etmeden, tadını çıkara çıkara demle sıcak bir kahveyle hazırlamak; o kahvenin tadını odada yayılarak uzun zamandır kapı açmayı beklediğimiz bir kitabın sayfasında kaybolmak…  Aslında mutlu olmak için ne kadar şeye ihtiyacımız olduğunu, böyle sakin günlerde daha iyi anlıyoruz. Bir fincan kahve, iyi bir kitap ve pencere dışarı bakan o huzurlu böyle değil… Peki sizin yağmurlu gün rutinniz ne?

Hayatta öğrendiğim en büyük özgürlük

​İnsanlar ne düşündüğü umursamadan kendi yolunu çizmek hayatta alabileceğin en büyük özgürlüğü ve en oğlun kararlardan biri. Elalem ne der? Doğru mu yapıyorum? Hakkında ne düşünüyorlar? Ayıp olur mu? Soruları sormakla geçti. Kendi hayatını direksiyonuna başkalarını eline vermeden başka bir işe yaramıyordu sonra fark ettim ki insanın ağzı çuvaltı BÜZESİN ne yapıyorsan yap neyi seçersen seç birilerine ne zaman konuşacağ bir şeyler buluyor.   Kısa paylaşım notu:  Hayatta öğrendiğim en büyük ders insan haline dediğine bakmamak. Çünkü herkes konuşur ama faturayı her zaman sen ödersin kendi hayatına başlamana kalemini teslim etme. Peki,  bu hayatı kimin için yaşıyorum? Başkanım görüntüsünü susturup kendi sesini duymanı ne zaman başardın?

Dağınıklığın gizli psikolojik maliyeti

​ Çoğumuz farkında olmadan evimizi ofisimizi ve hayatımızı alsın hiç ihtiyacımız olmayan eşyalarla dolduruyoruz peki bu fiziksel kalabalığın ruh sağlığı üzerinden nasıl bir ülke olduğunu hiç düşündünüz mü modern dünyada minimalist yaşan ya da sadeleşme sadece estetik bir akım değil aslında bir zihinsel şifa yöntemi ben de hayatımın farkından kurtulmaya karar verdim de bunun sadece emin deyip psikolojik de temizliğinde tahmin etmiştim işte fazlalıklardan kurtulma hayatınızın gerçeğini bilimsel olarak kanıtlayan beş psikolojik fayda görünmez          -  stres hormon aşağı çeker  odaklanma becerisi ve üretkenliği faydası vardır  geçmişin yükünü serbest bırakır   başarı hissi verir   çabuk karar vermenize fayda sağlar.  Eklemek istediğiniz bölüm ya da tamamen farklı bir istek varsa belirtmeniz yeterli ?

Çocuk Gözüyle Dünya:

​ Bazen oturup etrafıma bakıyorum; biz yetişkinler ne ara bu kadar "ciddi" olduk? Bir yere yetişmeye çalışırken adımlarımızı sayıyoruz, kahvemizi içerken bile bir sonraki yapacağımız işi düşünüyoruz. Oysa dünyayı gerçekten görebilmek için biraz "çocuk" gözlüğünü takmaya ihtiyacımız var. Hiç bir çocuğun bir karıncayı izlerken saate baktığını gördünüz mü? Hayır, çünkü onlar için zaman "akıp giden bir şey" değil, "yaşanan bir an"dır. Dünyayı Yeniden Keşfetme Kılavuzu (Çocuk Usulü) Eğer bugün dünyayı bir çocuk gibi görseydik, muhtemelen şunlar olurdu: 1. Her Şey Bir Mucizedir: Bir yetişkin için yağmur, "Eyvah, ayakkabılarım çamurlanacak!" demektir. Bir çocuk içinse yağmur; gökyüzünden dökülen dans pistidir, su birikintisi ise en büyük maceradır. Bugün yağmura veya sokağa çıkarken bir çocuğun gözleriyle bakın. Sadece bir kez olsun! 2. "Neden?" Bir Kapıdır: Çocukların en sevdiği soru "Neden?"dir. Bizlerse bazen ...

Zaman yönetimi nedir? Kendini yönetmek mi?

• ​Zaman yönetmek mi ? Kendini mi yönetmek mi? Zaman yönetimi aslında “kendine zaman ayırmak “ demektir. Günüm daha verimli huzurlu geçiyor? Çünkü zaman yönetiminizi, saati kontrol etmek demek değildir, “Kendi tercihinizi yönetmektir.” Zaman yönetimi;  - Stresi azaltır  - Hedefine ulaşmak  - Kendine vakit ayırmaktır aslında  • Zamani iyi yönetmek için 7 tane ipucu: 1. To-Do list yapmak 2. Zaman aralığı belirlemek  3. Sabah iyi değerlendirmek  4.Strateji belirlemek  5. Tek bir şeye odaklanmak  6. Her anı iyi değerlendirmek  7. Günü değerlendirmek  Pek siz; “  siz zamanı nasıl değerlendirirsiniz? Sizin 'kendinize ayırdığınız' o küçük ritüeliniz nedir?"  

Konfor Alanı Bir Mağara mıdır? The Croods Üzerine Bir İnceleme.

​ Güvenlikten Hapishaneye: Grug’un İyi Niyetli Zincirleri Grug için "mağara" sadece bir barınak değil, bir hayat felsefesidir. Onun zihninde korku eşittir hayatta kalmak tır. Ailesine olan sevgisi o kadar büyüktür ki, onları dünyadan korumak isterken, onları aslında dünyadan mahrum bırakır. Bu koruma şu noktada bir hapishaneye dönüşür:   Merakın Bastırılması: Grug, "yeni olan her şey kötüdür" inancıyla, ailesinin en insani dürtüsü olan "merak" duygusunu yasaklar. Merakın olmadığı bir yerde, keşif de öğrenme de yoktur.   Kişilik Gelişiminin Durması: Eep gibi karakterler, mağaranın içinde sürekli aynı rutini yaşayarak kendi potansiyellerini keşfedemezler. Grug, onları fiziksel olarak hayatta tutarken, duygusal ve zihinsel olarak onları "donmuş" bir noktada tutar.   Kontrolün Yarattığı İllüzyon: Grug, her şeyi kontrol edebileceğine inanarak aslında hiçbir şeyi kontrol edemeyeceği bir dünya yarattığını fark etmez. Güvenlik, bir noktadan sonra...

Uyku Tuzağından Kurtulun: Çok Uyumanın Vücudunuza Yaptığı 3 Büyük Hata

​ Aşırı Uykunun Vücudunuzu Nasıl Sabote Ettiğini Biliyor Musunuz?" Çoğumuz yorgun olduğumuzda çözümün "biraz daha uyumak" olduğunu düşünürüz. Ancak vücudunuzun biyolojik saati, sandığınızdan çok daha hassastır. İhtiyacınızdan fazla uyumak, dinlenmek bir yana, metabolizmanızı bir enkaz gibi yavaşlatabilir. Peki, fazla uyumak vücudunuzda tam olarak neyi tetikliyor? 1. Enerji Depolamak Yerine Tüketmek "Çok uyursam enerjim artar" bir yanılgıdır. Fazla uyku, vücudun sirkadiyen ritmini (biyolojik saat) bozar. Sürekli "jet-lag" etkisinde kalan bir vücut, uyanıkken de sürekli yorgun, halsiz ve odaklanma sorunu yaşayan bir beyinle baş başa kalır. Yani, ne kadar çok uyursanız, o kadar çok yorgun uyanırsınız. 2. Kilo Alımına Davetiye Fazla uyumak, sadece yatağa bağlı kalmak değildir; aynı zamanda hareketsizliğe mahkum olmaktır. Araştırmalar, gereğinden fazla uyuyan bireylerde bazal metabolizma hızının düştüğünü gösteriyor. Vücut enerji harcamadığı için gl...