Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

The holidey’ le sıcak yılbaşı gecesi

​ Merhaba 💛 Bugün sana yılbaşı ruhuna çok yakışan, izlerken hem tebessüm ettiren hem de içini ısıtan bir filmden bahsetmek istiyorum: The Holiday. Bu film 2006 yapımı bir romantik komedi / tatil filmi ve yönetmenliğini Nancy Meyers yapmış. Başrollerde ise Cameron Diaz, Kate Winslet, Jude Law ve Jack Black gibi harika isimler var.  Amanda ve Iris çıktıkları bu küçük “tatil yolculuğunda” sadece farklı bir ev görmüyorlar. Aslında kendi iç dünyalarına da adım atıyorlar: 🌟 Amanda, İngiliz kasabasında yeni bir aşk ve sıcak bir aile hissi buluyor.   🌟 Iris ise Los Angeles’ta yeni arkadaşlar edinip, kalbini onarmayı öğreniyor.   Film boyunca karşımıza çıkan sahneler yalnızca romantik değil; arkadaşlık, dostluk, kendini sevmek, korkularla yüzleşmek gibi temaları da işler.  

Bugün yine geçmişi düşündüm

​ Bazen Kafam Çok Geçmişe Gidiyor Bilmiyorum sende de oluyor mu ama ben bazen durduğum anda geçmişe gidiyorum. Yürürken, bir şey yaparken değil… özellikle sessizlikte. Eski konuşmalar geliyor aklıma. Keşke dediğim yerler, yarım kalan hisler… Ne kadar düşünürsem düşüneyim değişmiyor ama yine de aklımdan çıkmıyor. Ve şunu fark ettim: Geçmişe çok gidince kafa dağılamıyor, daha da karışıyor. Hareket Edince Biraz Hafifliyor İnsan Zihin durunca geçmiş konuşuyor. Ama beden hareket edince, sanki ses kısılıyor. Bazen 10–15 dakikalık bir yürüyüş yetiyor. Bazen evde küçük bir toparlama… Birkaç esneme hareketi bile iyi geliyor. Beden meşgul olunca, zihin geçmişe tutunacak yer bulamıyor. Eller Meşgulse Düşünceler Yavaşlıyor El oyalayan şeylerin bu kadar iyi gelmesi tesadüf değil. Örmek, dokumak, boyamak… Hamurla bir şeyler yapmak mesela. El çalışırken, aynı anda her şeyi düşünemiyorsun. Zihin biraz yavaşlıyor, nefes alıyor. Düşünceyle Kavga Etmemeyi Öğreniy...

Mutluluk kendimle kaldiğim anlar

​ Merhaba 💛 Uzun bir süre mutluluğu hep bir şeylerin değişmesine bağladım. Hayatın düzelmesi, insanların değişmesi, her şeyin yoluna girmesi… Ama zamanla şunu fark ettim: mutluluk bazen dışarıda değil, içeride başlıyor. Kendimle kalmayı eskiden pek sevmezdim. Sessizlik gelince düşünceler çoğalır, insan kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır ya… Ama şimdi anlıyorum ki kaçtığım şey yalnızlık değilmiş, düzensizlikmiş. Hayatım dağınık olduğunda içim de dağınık oluyordu. Ev karışıkken, gün plansızken, işler yarımken… Kendimle kalmak zor geliyordu çünkü içimde de bir karmaşa vardı. Sonra yavaş yavaş düzen kurmaya başladım. Ajanda tuttum, küçük rutinler edindim, evimi sadeleştirdim. Büyük değişiklikler değil; küçük ama sürdürülebilir adımlar attım. Artık yalnız kaldığımda kaçmak istemiyorum. Bir kahve alıp oturabiliyorum, düşüncelerimi dinleyebiliyorum. Çünkü hayatımın ipleri biraz olsun elimde.  😍Belki de mutluluk; kendinle kalabildiğin, hayatını az da olsa düzene sokabild...

Gerçek huzur

​ Mutluluğu çoğu zaman büyük olaylarda aradım.  Bir şeyler olsun, değişsin, hayatım bambaşka bir yere gelsin istedim. Ama zamanla fark ettim ki beni gerçekten iyi hissettiren şeyler, büyük dönüşümler değil; hayatımda kurduğum küçük ama sürdürülebilir düzenlerdi. Bu yazıda, mutluluğun benim için nasıl daha ulaşılabilir hale geldiğini ve huzurun neden “dışarıda” değil, düzenin içinde olduğunu anlatmak istiyorum. Küçük Alışkanlıklar, Büyük Huzur Ben huzuru küçük alışkanlıklarda buldum. Sabah yatağımı toplamak, güne küçük bir tamamlanmışlık hissiyle başlamamı sağladı. Gün içinde kendime ayırdığım 10 dakikalık sessizlik, zihnimi sakinleştirdi. Ajandama sadece üç yapılacak yazdığımda, kendimle yarışmayı bıraktım. Telefonu yatmadan önce kenara koyduğumda ise, günün karmaşasını yatağıma taşımamayı öğrendim. Bunlar “mükemmel bir hayat” yaratmadı. Ama bana gerçek huzuru getirdi. Artık biliyorum ki mutluluk, her şeyin kusursuz olmasıyla ilgili değil. Kendime alan açabilmemle, h...

Rutinler Zor Geliyordu… Ajanda Hayatımı Kolaylaştırdı

​ Merhaba 💛 Bugün seninle son zamanlarda hayatımda en çok işime yarayan ve beni gerçekten toparlayan bir alışkanlıktan bahsetmek istiyorum: ajanda tutmak. Eskiden günlerim birbirinin içine girerdi. Ne yapacağımı, neye yetişeceğimi, hangi hedefe önce başlayacağımı bilemezdim. Rutinleri yapana kadar zorlanıyorsun… hepsini yapamasamda en azından bitirince insanı garip bir huzur sarıyor, yapmadığım şeyler kafamda dönüp durmuyor ne istediğini biliyorsun.