Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kaygılıyım, ama güçsüz değilim.

​ Kaygı bazen çok sessizdir. Kimse anlamaz. Güleriz, konuşuruz, işimize gücümüze bakarız… ama içimizde hep bir tetikte olma hâli vardır. Sanki birazdan bir şey olacakmış gibi. O “bir şey” ne, belli değildir. Ama sanki olacaktır. Kaygılı insan genelde güçlüdür aslında. Yıllardır içindeki fırtınayla yaşamayı öğrenmiştir. Gülümser, çaba gösterir, insanlara sabır gösterir… Ama en ufak bir belirsizlikte içinde alarm çalmaya başlar. Bazen bir mesaj gecikir, bir karar verilmesi gerekir, gelecek düşünülür, bir şeyler kontrolümüzden çıkar… ve kalbimiz “tehlike!” sanır. İşin ironisi şu: Kaygı duyan insanlar genelde en çok emek veren, en çok seven, en çok sorumluluk alan insanlardır. Hassastırlar, duyguları güçlüdür, empati yaparlar. Kötü bir şey olmasını istemezler — aslında tam da bu yüzden kaygılanırlar. Hiç kimse bilmez ama kaygılı insanın en büyük isteği çok basittir: İçinin biraz sessiz olması. Biraz huzur. Biraz güven. Biraz “her şey yolunda” hissi. Ve o his geldi...