Mavi Ekrandan Sayfaların Huzuruna: Geceyi ve Uykuyu Geri Kazanmak

Hepimizin her gece yaşadığı o meşhur, neredeyse ayin haline gelmiş bir an var: Yatağa giriyoruz, ışıkları kapatıyoruz, başımızı yastığa koyuyoruz ve... Telefonu elimize alıyoruz. "Sadece beş dakika bakıp bırakacağım" diyerek açtığımız o mavi ekran, bizi dipsiz bir kuyunun içine çekiyor. Bir bakmışız ki dakikalar dakikaları kovalamış, saat gece yarısını çoktan geçmiş. Sonuç mu? Ertesi sabah çalan o acımasız alarmla birlikte gelen, geçmek bilmeyen bir yorgunluk hissi.

Peki, İlk başta o el alışkanlığını kırmak, "Acaba bir bildirim geldi mi?" merakını susturmak kolay olmayabilir. Ama telefondan uzaklaştığımız o ilk andan itibaren, odadaki o tatlı sessizliği ve yavaş yavaş gelen gerçek uykunun ağırlığını hissetmeye başlıyoruz.

günümüzün kalitesini bu kadar doğrudan etkileyen uyku düzenimizi, gecenin o son saatlerinde kendi ellerimizle sabote ettiğimizi hiç düşündük mü?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yalnızlığı yeniden tanımak

Beni Ben Yapan Sessizlikler

"Aşkını değil, aşkı gözet. Bir insanın hayatının en güzel anı, başka bir insana hayatının en güzel anını yaşatmak olabilir:"